Sorunları Aşmak

Avrupalı Türkler,

Çok mu mutsuzsunuz?

Belki de kendinizi inanılmaz çaresiz hissediyorsunuz, kapana kısılmış ve hiçbir çıkış yolu kalmamış bir hayat mahkumu gibi…

Öyle ya sizi mahkum eden bu hayatın ta kendisi değil mi zaten? Yıllar içerisinde sizden birer birer götürdüğü o tüm güzellikler ve de mutluluklar olsa gerek sizi bu kadar savunmasız ve de güçsüz kılan…

– Peki bir gün bu esaretinize son verecek bir yöntem olsaydı ondan faydalanmak ister miydiniz?

Sanırım bu soruya hayır diyen olmayacaktır…

O zaman size iyi bir haberim var çünkü böyle bir yöntem var!

– Artık bu yöntemle geçmişte ve hali hazırda yaşadığınız tüm travma ve mutsuzluklarınızdan kurtulabilirsiniz.

Merak etmeyin, bu yöntemi birazdan anlatacağım ama isterseniz öncesinde sorunlarınıza bir göz atalım.

Sorunlar sorunlar sorunlar…

Belki de daha en baştan, siz çocukken anne babanızdan görmediğiniz ilgi ve sevgi üzerinden sınamaya başlamıştır hayat sizi…

Onlar sizi hep başkalarıyla kıyaslamış, ne yaptıysanız yaranamamış olabilirsiniz bir türlü büyüklerinize.

Sevgi ve destek görmeyen bir çocuk nasıl mutlu olabilir ki, özgüveni nasıl gelişip bu hayatta sorunları karşısında dik durabilir ki?

  • Peki hayat size bir gün tekrar çocukluğunuza inip oradaki sorunları tek tek çözme şansını tanısaydı bu şansı kullanmak istemez miydiniz?

Ya da belki de asıl çocukluktan sonra başladı sorunlarınız, başkaları kadar sevilmediniz hiçbir zaman. İnsanları çok sevdiniz, onlara haddinden fazla değer verdiniz çünkü sevgiye inandınız ama karşılık bulamadınız onların gönüllerinde.

Bunlar sizin sevgilinizdi, eşleriniz ve dostlarınızdı belki de en yakınınızdaki ailenizdi hatta.

Onlara bağımlı hale geldiniz, istemediğiniz şeylere sırf onların sevgisinden mahrum kalmamak adına hayır diyemediniz ve de boyun eğdiniz.

Belki size hiç ama hiç söylenmedi o sevgi sözcükleri ya da sonrasında yalandan söylendiğini fark ettiniz tümünün…

Belki de aldatıldınız hem de defalarca kez aldatıldınız hem de bir daha bunu yapmayacaklarına söz veren insanlar tarafından aldatıldınız.

Güvendiğiniz tüm dağlara kar mı yağdı? Tüm bunlar sonucunda hem kendinize hem de başkalarına hiç güveniniz kalmadı mı artık?

Tüm bunları yaşadığınıza ve en sevdikleriniz tarafından bu muameleyi gördüğünüze göre,

X “Ben değersiz biriyim!”

“Ben sevilmeyi hak etmeyen biriyim!”

diye inandırdınız kendinizi. Hem neden bu değilse başka ne olabilirdi ki?

  • Hayatınızda kimseye bağımlı olmak zorunda kalmasaydınız yani istediğinizi sevip istediğinizi sevmemeyi, size zarar veren ilişkilerinizi bitirmeyi tercih edebilseydiniz çok daha mutlu biri olmaz mıydınız?
  • Böylece sevginin de açlığını hissetmezdiniz değil mi? İnsanlardan sürekli sizi sevmelerini bekleyip talep eden ve dilenen biri haline gelmezdiniz.

  • Bu özgüven sizi müthiş değerli hissettirirdi. Kendisini koşulsuz seven ve de çok değerli gören, kimseye muhtaç olmayan biri olmak kulağınıza çok hoş gelmiyor mu?

– Acaba var mıdır bunun bir sihirli yöntemi?

  • Bir sihirli değnek olsa ve bir anda tüm değersizliğinizi ve özgüven eksikliğinizi yok etse dünyanın en mutlu insanı yapardı bu herhalde sizi değil mi?

Belki de o sihirli değneği bulamadığınız için hem kendinize hem de işleri bu hale getirenlere karşı artık apansız bir öfke sardı dört bir yanınızı.

Hatta bu öfkenizi içinizde tutup hayatı kendinize zehir etmiş ya da daha en baştan öfkenizi içinizde tutamayıp etrafa saçıp insanları kendinden kaçıran biri haline gelmiş olabilirsiniz.

  • Her şeyi üzerinize almadan çok sakin biri olmak, sorunlarınızı sabırla ve sükunet içinde çözmek çok güzel bir his olmaz mıydı?

Artık canınız yanmasın diye tüm fırsatlara ve tüm değişimlere kapatmış olabilirsiniz kendinizi. Bu yüzden de karar vermek, bir seçimde bulunmak çok daha zor bir hal almış olabilir sizin için.

Kararsızlık o kadar yorar ki insanı; hiçbir şey yapmamak, kişiliğini ortaya koyup bir şeylere girişmemek çok daha kolay gelir ama çözüm de getirmez ki bu durum hiç insana…

  • Peki kolay karar vermek, kişiliğinizi ortaya koymak ve hayır diyebilmek, kendi hayatınızı yaşayabilmek işleri çok daha kolay ve keyifli bir hale getirmez miydi?

Hatta bir daha canınız yanmasın acı çekmeyin diye takıntılarınız da başlamış olabilir sonrasında siz hiç farkında olmadan…

Ne kadar iyi bilseniz de bu takıntıların anlamsız ve de saçma olduğunu alıkoyamazsınız kendinizi onlardan.

  • Düşünsenize bir gün takıntılarınızdan arındığınızı, üzerinizden müthiş bir yük kalktığını… Bir şeylere takmadan da kendinizi eksiksiz ve güven içinde hissetmek inanılmaz ferahlatıcı olmaz mıydı?

Belki sonrasında kaygılarınız da başladı. Yıllar içerisinde bu hayattan ve getirdiklerinden bir kez daha gol yemekten korkmaya dair gitgide dozu artan kaygılar…

Yalnızca kaygı duyduğunuz günleri özler hale gelmiş de olabilirsiniz çünkü kaygılarınızın üzerine bir de ataklar eklenmiş olabilir.

Yerinden çıkacakmışçasına çarpan bir kalp, boğuluyormuşçasına bir soluk alamama hissi yani sonuç olarak ölüm korkusudur bu atakların beraberinde getirdiği…Artık öldürmeyen bu hayat sürekli bir ölüm hissi ve korkusu yaşatıyordur size.

Kaygılarınız başlamadan önce de bir hayatınız vardı oysa ki değil mi, kim bilir o hayat ne kadar da güzel bir hayattı…

  • Hele ki o ataklar, panik atağınızın olmadığı o eski günlerinize dönmek, yepyeni bir başlangıca kapılarınızı açmak yeniden doğmuş gibi hissettirmez miydi insanı?

Peki sizce hep böyle mi gidecek?

Yani hayat hep bir olumsuzluk ve de çaresizlik şeklinde mi ilerleyecek sizin için? 

Mutlu olan insanlar nasıl mutlu olabiliyorlar? Onların sırrı nedir, sizce hayatın size getirdiği travmalardan ve kötü deneyimlerden uzak kaldıkları için mi mutlu olabiliyorlar?

– Peki size sizin de onlar gibi mutlu olabileceğinizi söylesem…

Geçmişte ve hali hazırda yaşadığınız tüm travma ve mutsuzluklardan kurtulmak için bir yol var desem…

– O yolu benimle yürümek ister miydiniz?

Merhaba ben Bireysel Danışman Buğra Akyol…

İşte şimdi size mutluluğa giden yolu anlatacağım…

Mutluluğa giden yolun ilk adımı sorunların çözümünden geçer.

Bugün size neden mutsuzsunuz diye sorsam eminim ki bana çok şey sayabilirsiniz ama vereceğiniz cevapların çoğu sorunlarınızın bugünkü etkileri üzerine olacaktır.

Aslında bu başlı başına bir problemdir çünkü sorunlarınızda bugüne odaklandığınız için sorunlarınızın kaynağını pas geçmiş olursunuz. Sorunlarınız için uzmanlardan, ilaçlardan ve de kitaplardan destek alıp bir fayda göremediğinizde çoğunlukla problem buradadır.

Geçmişi tarayıp sorunlarınızın kaynağına inmek uzmanlar açısından zahmet gerektirdiği için genelde sorunlarınızın bugünkü etkileri üzerine çalışırlar ve bu da hiçbir işe yaramaz.

Bunu aynen kabarmış bir duvarın üzerini tekrardan boyamaya benzetebilirsiniz.

Rutubetin ya da sızmanın kaynağını bulup sorunu kaynağından çözmeden onu en kaliteli boyayla kapatmayı deneseniz bile uzun vadede hiçbir işe yaramayacaktır.

Duvar kısa süre içerisinde yine kabaracak ve bu işlemi tekrar tekrar yapmanız gerekecektir. Haliyle bu da maliyeti daha da arttırarak çözüme dair umudunuzu da tüketecektir.

  • Duvarın görünen yüzü yani duvarın kabarıp çatlamış tarafı aslında bilincinizdir.

Sorunlarınızın bugünkü etkilerine yoğunlaşıldığında sadece bilinç düzeyinde bir müdahale yapılmış olur.

Ancak ne yazık ki yapılan araştırmalar göstermiştir ki bilinciniz zihin işlevlerinizin sadece %5’inden sorumlu olan bölümdür.

  • Yani yalnızca bilinç düzeyinde yapılan bir müdahale %5 ile sınırlı kalıp sorununuzun kaynağına inemeyecek ve dolayısıyla da çözüm getirmeyecektir.

Şimdiye kadar size sorunlarınızdan ve onların nedenlerinden bahsedip durduğumun farkındayım şimdi ise size çözümü anlatacağım.

Size sorunlarınızı çözebilmek adına onların yıllar içerisindeki ilk başlangıç noktasına yani kaynağına inilmesi gerektiğini söylemiştim.

İşte aynı kabaran duvar örneğindeki gibi aslında sorunlarınız çok derinlerden gelerek bilinç seviyenizde patlak verir. Haliyle sizi mutsuz yapan tüm sorunlarınızın kaynağı aslında bilinçaltınızda saklıdır.

  • Bilinçaltınız zihin işlevlerinizin %95’inden sorumlu olan bölümdür ve bu yüzden sadece %5’lik etkiye sahip olan bilince odaklanıldığında sorunlarınız çözülmez.

Bir de günümüzde çok popüler olan “bilinçaltı temizliği” uygulamaları vardır. Bu uygulamalar da sadece bilinçaltı odaklı çalışırlar.

Onların %95’lik bölüm üzerinde çalışmalarından dolayı başarılı olacaklarını düşünebilirsiniz.

Ancak bu uygulamalar da genelde başarısız olurlar çünkü bilinç sadece %5’lik bir paya sahip olsa da beraberinde mantık barındırır ve sorunların çözümünde mantık kullanılmadığı zaman sorunlarınız aşılmaz.

Bu yüzden tüm çalışmalarda bilinciniz ve beraberindeki mantık da kullanılmalılardır.

Yani bilinciniz bilinçaltınıza açılan o dev kapının adeta bir anahtarı gibidir.

Peki sorunlarınız en kolay ve de kökten nasıl çözülebilir?

Sorunlarınız ancak bilinçaltı ve bilincinizin ortaklığıyla çözülebilir. Yani ancak bilinçaltınızın %95’lik geniş hacmi ile bilincinizin güçlü mantığı birleştirildiğinde %100 çözümden bahsedebiliriz.

√ İşte bu beraberliği sağlayacak ve zorlu problemlerinize kalıcı çözüm getirecek olan sistem I-Control® sistemidir.

  • Bu sistemin kelime anlamı “Ben-Kontrol”dür.

I-Control® zihninizin kontrolünü travmalarınızdan, sorunlarınızdan ve de başka insanların elinden alarak size geri verecek olan sistemdir.

“I-Control® sistemi en başarılı NLP ve bilinçaltı teknikleri harmanlanarak oluşturulmuş eşsiz bir sistemdir.”

– Gerek çocukluk gerekse de ergenlik ve sonraki erişkin yıllarınızda yaşadığınız tüm travmalar ve mutsuz olaylar bilinçaltınızın derinliklerinde derin duygusal yaralar oluşturur. Adı üstünde bu yaralar duygusallardır ve mantık barındırmadıkları için de bundan sonraki süreçte sağlıklı düşünemenize engel olurlar.

Gerçeklere bakış açınız çarpıklaştığı için zihninizde uyanan düşünce ve duygular da çarpıklaşır ve olumsuz hale gelir. Bu olumsuzluk sizi hayattan zevk almayan, kaygı dolu ve geleceğe dair ümitsiz bir insan haline getirir.

– Artık yeni inançlarınız kişiliğinizin bir parçası haline gelerek hatalı inanç kodlarına dönüşecektir. Özgür iradenizle karar verdiğinizi sandığınız ilişki, kariyer ve hayata dair tüm seçimleriniz dahi duygusal seçimlerdir.

– İşte I-Control® Sistemi geçmişte yaşadığınız olaylar sonucu oluşan ve bugün sizi mutsuz ve hareketsiz kılan hatalı inanç kodlarınızı tespit ederek hem bilinç hem de bilinçaltı seviyelerinde bu kodların kırılmasını ve mutluluğunuzun kalıcı olmasını sağlar.

I-CONTROL® nasıl çalışır?

1. Sorun Tespiti

  • Siz yaşadığınız kötü olayları anlatırken kötü hissetmenize neden olan ana sorun tespit edilip ayrılır.

2.  Sorunun Kaynak Araştırması

  • Sorunun neden ortaya çıktığını anlayabilmek adına uygun yaklaşım kullanılır:

– NLP Soru/Cevap yaklaşımı

– Bilişsel Davranışçı sorgulamalar

– Bilinçaltı taraması

3.  Sorunun Çözümü

  • Bilinç ve bilinçaltı düzeylerinde toplu çözüm

– 360 derece yaklaşımı – kişiselleştirmeden bağımsız olarak sorunun kökenine yönelik kuş bakışı büyük resimci bir objektiflik katarak gerçeğin ortaya çıkartılması.

– NLP çözüm uygulamaları

– Bilişsel Çarpıtma teknikleri – hatalı inanç kodlarının yıkılarak yerine doğru kodların yerleştirilmesi

Alfa evresi çalışmaları – travmalarla yüzleşilerek olumsuz duyguların serbest bırakılmaları

– Meditasyon – özgün sorunlarınıza yönelik kişiselleştirilmiş meditasyon uygulamaları

– Telkin CD’siadınıza ve sorunlarınıza özel oluşturularak tarafınıza gönderilecek telkin CD’leri

Diğer yöntemler neden başarısız olurlar?

X Yaklaşımlarında tek bir dil kullanırlar.

X Ulaşılması daha kolay ve mantıkla yaklaşılabildiği için yalnızca bilincinize odaklanırlar.

X Bağlantılı sorunlarınızı ayrı ayrı ele alırlar.

X Prosedürel yaklaşıp zahmete katlanmazlar. 

X Sorunlarınızın kökenine inemezler.

X Geçici çözüm sağlarlar.

I-Control® neden başarılı olur? 

Yaklaşımında sorununuza uygun çoklu dil kullanır.

 Hem bilinç hem de bilinçaltı seviyelerinde odak sağlar.

Bağlantılı sorunlarınızı birlikte ele alarak toplu çözüm üretir. 

Çözüm üretene kadar savaşır. 

Sorunlarınızın kökenine iner. 

Kalıcı çözüm sağlar.

I-CONTROL® hangi sorunlarınızın çözümüne yönelik kullanılır?

I-Control® sistemi aşağıdaki sorunların tümüne yönelik kullanılabilir: 

  • Travmalar (İstismar, şiddet, taciz, tecavüz, kaza vb.)
  • Depresyon (Kronik mutsuzluk, hırs ve heves kaybı vb.)
  • Değersizlik Duygusu (Sevgisizlik vb.)
  • Özgüven Eksikliği (Çekingenlik, cesaret kaybı vb.)
  • İlişki Problemleri (Kıskançlık, aldatma, şiddet, geçimsizlik vb.)
  • Takıntı (Hatalı inanç kodları)
  • Panik Atak ve Kaygı Problemleri  
  • Korku ve Fobiler (Gelecek, hastalık, ölüm korkusu; yükseklik fobisi vb.)
  • Kararsızlık (Kariyer seçimi, eş seçimi vb.)
  • Öfke, Nefret ve Suçluluk Problemleri 

Peki bu sistem gerçekten de işe yarıyor mu?

Bir de buyurun danışanlarımdan dinleyin:

Deniz Yılmaz/Almanya

Sağlık Personeli (Telefonla Seans Aldı)

 

Eğer siz de eski hayatınızdaki sorunlarınızdan kurtularak kalıcı bir mutluluk ve huzur duygusuna sahip olmak ve de kontrolü kendi elinizde bulunan yeni bir hayat istiyorsanız yepyeni hayatlara yelken açan sayısız I-Control® danışanından biri olabilirsiniz…

Böyle bir şeyin değeri yüz binlerce euro ile bile ölçülemez. Siz sorunlarınızı aşıp mutlu olamadıktan sonra elinizdeki maddi ve manevi her şeyin değeri de anlamını kaybedecektir. 

Benzer sistemlerde, aylık çalışma maliyetiniz binlerce euroya varacaktır.

Birçok insanın on binlerce euro saçacak durumu olmadığını da bildiğim için bu sistemi çok kısıtlı bir süre için oldukça uygun bir rakama sunmak istiyorum.

Fiyat değişiminden etkilenmemek için hemen şimdi başvurun!

Üsküdar’daki ofisime gelerek ya da Avrupanın hangi noktasında bulunursanız bulunun telefon üzerinden seans gerçekleştirerek sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.

I-Control® sistemi kapsamındaki seanslar telefon üzerinden gerçekleştirilmeye uygun olarak planlandıkları için ofis ortamında gerçekleştirilen seanslardan hiçbir farkları bulunmamaktadır. Seanslar bilinçaltı seviyesinde yapılacağı için gözleriniz zaten ofiste de telefonda da kapalı olacaktır.

Çalışmanın kaç seans süreceği öngörüşme sırasında belirlenir. Ortalama çalışma süresi sadece 8-12 seanstır.

Dikkat: I-Control® Sistemi danışanların yaşadıkları olaylar sonucunda oluşan hatalı inanç kodları ve travmalarından kaynaklanan sorunlarının çözümünde kullanılır. Seanslarda hiçbir danışana hastalık teşhisi konmaz ve ilaç önerisinde bulunulmaz.

Tabii seçim sizin, sizi sorunlarınıza hapseden bilinçaltınız sıra onlarla mücadeleye geldiğinde de bu süreci bizzat ertelemek isteyecektir.

Tüm çözüm girişimlerini işlerin içinden çıkılmaz hale geleceği o son ana kadar ötelemek isteyecektir. Fakat, zaten yıllardır erteleye erteleye dağ gibi birikmedi mi sorunlarınız, onlardan kaçmanın en ufak bir faydasını gördünüz mü şimdiye kadar?

Zaman önce “Ben” diyerek ve “Kontrol”ü seçerek yaşamınızın kontrolünü bilinçaltınızdan kendi elinize alma zamanıdır.

Eğer I-Control® seanslarının sizi zorlayacağını ve zahmetli geçeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Yapmanız gereken tek şey artık nasıl biri olmak istediğinizi bana söylemek ve sonrasında da arkanıza yaslanıp tüm işi uzmanına bırakmak.

Sonuçta artık sizi yeni hayatınız bekliyor ve onu beraber inşa edeceğiz…

Ama durun, siz söylemeden önce ben tahmin edeyim nasıl biri olmak istediğinizi…

  • Kararlı, azimli ve pozitif
  •  Ümitli ve güçlü
  •  Sakin ve sevgi dolu 
  • Karşı cinsin arzuladığı ve hayatına almak isteyeceği
  • Hayatının kontrolünü elinde bulunduran
  • İstemediği durumlar karşısında hayır diyebilen

biri haline dönüşeceksiniz.

Yeni özetle seansların sonunda:

Kendisini çok daha seven

Değerli gören

Özgüvenli hisseden

biri olacaksınız.

Kısacası artık MUTLU olacaksınız!

Adım adım ilerleyeceğimiz bu yolda her seanstan sonra bir sorununuzdan kurtulmuş olarak ayrılacaksınız.

Sorunlarınızdan utanmanıza gerek yok, kimse sizi yargılamayacak, tam tersine sorununuz ne olursa olsun göreceğiniz sadece destek olacak ve her şey 100% aramızda kalacak.

Yapmanız gereken sadece başvurmak…

Meraklanmayın sizi uzun uzadıya gereksiz sorular beklemiyor, bu işlem sadece 2 dakikanızı alacak.

Başvurunuz sonrasında sizinle en kısa sürede iletişime geçecek ve ücretsiz bir öngörüşme gerçekleştireceğiz.

Sizi artık yeni bir hayata adım atmaya davet ediyorum… Gelin artık tüm problemlerinizi ve sorunlarınızı aşmak adına o ilk adımı atın!      

Aşağıdaki ücretsiz bilgi formunu doldurarak bana problemlerinizden ve hayallerinizden bahsedin. Paylaşacağınız tüm bilgiler %100 gizli kalacaktır.  

Gelin, sizden önceki sayısız insan gibi problemlerinizi beraber aşalım. Formu doldurmanızla birlikte seans günü ve saatini kararlaştırmak adına en kısa zamanda sizi arayacağım. 

Sorunlar paylaşıldıkça ve uzman bir yaklaşımla aşılabilirler ancak…

Şimdi kontrolü ve mutluluğu ele alma zamanı!

Şimdi I-Control® zamanı!