İlişkilerde Kullanılma

Sorunu yanlış yerde aramak

İlişkilerde kullanılma durumu sosyal ve psikolojik sorunlarımızın en çetrefillileri arasında yer alır. Bunun nedeni kullanılan tarafın karşı tarafla ilişkisinde bir sorun olduğunun fazlasıyla farkında olmasına rağmen sorunun karşı taraftan ziyade kendisinden kaynaklandığını düşünmesidir. Hal böyle olunca sorun yanlış yerde arandığı için kullanılma durumu kişiyi içinden çıkılmaz bir duruma sürükler.

Kullanılma durumlarına yalnızca duygusal ilişkilerde rastlanılmaz. Hatta sizi kullanan kişiler anne babanız, kardeşleriniz, yakın dostlarınızla üst ve amirleriniz de olabilirler. Aslında bu manipülasyonu gerçekleştiren yani “bak sorun sende” diyen taraf da kullanan tarafın ta kendisidir. Kullanan taraf, kişiyi gerçek olmayan öyle şeylerle kandırır ki kişi artık neyin gerçek, neyin yanlış olduğu konusunda tüm algısını yitirebilir.

Kontrolü elinde bulunduran taraf, karşısındaki suçsuz olmasına rağmen onu herhangi bir durum yüzünden suçlayabilir. Hatta bazı durumlarda kişi, istismarcısını mutlu edebilmek adına kendi ailesinden ve arkadaşlarından dahi uzaklaşmak zorunda kalabilir.

Adeta bir beyin yıkaması

İstismarcısı yüzünden kişinin tüm dünyaya bakış açısı bile değişebilir çünkü artık bu kişinin istismarına maruz kaldıktan sonra gerçeklerle yüzleşmek çok daha zordur. Aslında kullanan taraf, kurbanının gerçeklik algısını zaman içerisinde büyük bir ustalıkla çarpıtır. Aşkın ve sevginin ne olduğunu o belirler ve yalnızca kendisinin oluşturduğu bu sınırları da kurbanına dikte eder.

Hatta kullanan taraf suçu üzerinden kurbanına atar dedik ya o kadar yüzsüzdür ki ona suçunun ne olduğu ve nasıl çözebileceği konusunda da yardım teklif eder.

İstismarcıları nedeniyle bir çok insan kendi düşüncelerinden, inançlarından, arkadaşları hakkındaki olumlu görüşlerinden ve hatta hayata dair hedef ve hayallerinden vazgeçer. Tabii ki bu olağan dışı süreçlerle sağlıklı ilişkilerde yer alan karşılıklı etkilenimleri birbirinden ayrı tutmakta fayda olacaktır.

Bir kişi istismarcısının avuçlarına bir çok farklı şekilde düşebilir, ancak bu genellikle psikolojik, duygusal ve fiziksel istismar sonucu olur. Bir kez kurban oltaya takıldığında kullanan taraf onu; küçük düşürücü, hor görücü söylem ve hakaretlerle aşağılamaya başlar.

Fakat, kullanan taraf sıkça istismarına ara vererek kurbanına kibar bir tavır içerisinde şefkat ve sıcak bir yaklaşımda da bulunur. Böylece kurban karşı tarafa travmatik bir şekilde bağlanarak onu sürekli mutlu etme çabası gösterir zira mutlu edemediği taktirde cezalandırılmayı hak edeceğine dahi inanır.

Kontrol kaybetmemek adına her imkan seferber edilir

Kullanan taraf, kurbanını mahkum etmek adına gerekirse para ve ulaşım gibi olanaklarından da kısmaktan kaçınmaz. Korku içinde yaşayan kurban, kendisine ve hayata bakış açısını tümüyle değiştirmek zorunda kalabilir. Gördüğü yoğun baskı nedeniyle de elinden geldiğince bu baskıyı yumuşatmaya çalışır, ancak ciddi bir adım atılmadığı taktirde bu baskıyı kırmak imkansızdır.

Maruz kaldıkları yoğun baskılar sonucunda kişilerde yoğun stresten kaynaklanan iştah ve uyku problemleri, baş ve sırt ağrıları ve hatta sindirim problemleri dahi görülebilir.

İstismarcısı tarafından sürekli yoğun kontrol altında tutulan kişiler, fiziksel şiddet görmeseler dahi kendi şart ve koşulları içerisinde özgür bir hayat yaşama gayesi gütmezler.

Özgürlüğümüzü nasıl kazanabiliriz?

İlişkilerimizde bizi kullanan tarafın kontrolünden çıkabilmek adına farkındalığımızı arttırmamız çok önemlidir. Bu noktada, olumsuz hislerimizden yola çıkarak sorunun kaynağına dair bir iz sürmemiz gerekecektir.

  • Karşı tarafın hangi davranışı baskı altında hissetmemize neden oluyor?
  • Karşı taraf bizi neyle suçluyor? Bunda haklılık payı var mı, yoksa yok mu?
  • Duygularımızı ve düşüncelerimizi kullanmaya yönelik hangi taktiklerden yararlanıyor?
  • Kırılma anlarımız yani karşı tarafı başarıya götüren eylemlerimiz ne olabilir ve onları nasıl engelleyebiliriz?

Bu sorular odağında bizi kullanan kişiyi gözlemlerken işimizi kolaylaştıracak noktalardan biri de karşı tarafın bizi niçin kullanma gereği duyduğu noktasıdır. Eğer bu kişi kendisine güvenen ve kendisinde bir eksiklik görmeyen sevgi açı biri olmasaydı bizi kullanmasına ve ona olan ilgimizi suistimal etmesine de gerek kalmayacaktı.

Bu doğrultuda bizi yoğun baskı altına alarak talep ettiği isteklerinin onun hangi duygularını tatmin ettiğini gözlemleyebiliriz ve böylece onun bu anlamdaki zafiyetini görmemiz kendi zafiyetlerimizin önüne geçmemizi sağlayarak kendi bağımsız duygu ve düşüncelerimizin de kontrolünü kendi elimize alabilmemiz açısından bize fayda sağlayacaktır.

Bireysel Danışman ve I-Control® Uzmanı Buğra Akyol, sizlerle daha mutlu ve anlamlı bir hayatın sırlarını paylaşıyor. Buğra Akyol’un uyguladığı I-Control® sistemi ile tüm sorunlarınızdan kurtulmak için buraya tıklayın. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir