Mutsuzluğu Yenmek

Çok mu mutsuzsunuz?

– İlişki problemleriniz mi var?

– Yoksa geçmişinizde şu anki mutsuzluğunuza sebep olarak gördüğünüz travmalarınız mı saklı?

– Takıntılarınız olmadan yaşayacağınız bir hayat nasıl olurdu acaba?

– Artık hayattan hiçbir zevk alamıyor ve hayatın sizin için anlamını mı sorguluyorsunuz?

– Peki ya yoğun kaygı ve korkularınız, onlar ne olacak?

– Hatta çok öncesinde kaybettiğiniz o özgüveniniz, geri kazanmak mümkün olur muydu acaba?

Merhaba ben Bireysel Danışman Buğra Akyol…

– Tüm sorunlarınızın bilinçaltı ve hatalı inanç kodlarınızdan kaynaklandığını biliyor muydunuz?

Eğer siz de yukarıdaki sorulara yanıt arıyorsanız okumaya devam ederek merakınızı giderebilirsiniz…

  • Evet, sorunlarınız bilinçaltınızdan ve hatalı inanç kodlarınızdan kaynaklanıyor.

– Bilinçaltınızın temel görevi sizi hayatta tutmak. Zaten bu yüzden kalbinizin atıp durmasından ve de nefes alıp vermenizden sorumlu. Sizi her ne pahasına olursa olsun hayatta tutmak istediği için bu hayati görevlerini de size yani bilincinize devretmiyor.

Bilinçaltınız siz farkında olmadan, hayatta kalmanız ve kendinizi tehlikelerden korumanız için sayısız görevi otomatik bir şekilde gerçekleştiriyor.

Ancak bu kusursuz gibi görünen bilinçaltınızın öyle de lanet bir tarafı var ki onun bilinciniz gibi bir mantığı yok. Yani bilinciniz maruz kaldığı olaylar ve problemler hakkında düşünüp fikir yürütebiliyorken bilinçaltınız her gördüğü, duyduğu, tattığı, kokladığı ve hissettiği şeyi olduğu gibi kabul ediyor.

Mesela sevgiliniz ya da eşiniz size eskisi kadar ilgi göstermediğinde bilinçaltınız buna mantıklı bir açıklama getirmeye çalışmaz. Bunun yerine bir anda zihninizde inanılmaz bir kaygı ve üzüntü uyandırabilir. Aslında bilinçaltınızın bu duyguları uyandırma sebebi bunu bir ölüm kalım meselesi olarak algılamasıdır. Sizi hayatta tutması için tehlikelere karşı önceden uyarması gerekir ve bu da olumsuzluklara odaklanmasına sebep olur.

Olumsuzluklara odaklanması, hayattaki olumlu olgulara gözünüzü tamamen kapatması anlamına gelir. Zihninizde yoğun duygular uyandırarak size “bak, ortada bir sorun var ve bunu derhal çöz, aksi taktirde her şey çok daha kötü olacak” der. Bilinçaltınız bunu yaptığında olaydaki bütün sorumluluğu sizin üzerinize yükler ve bu da kendinizde bir hata aramanıza sebep olur. Onun amacı sizin mutluluğunuz değil kan ağlasanız dahi hayatta kalmanızdır.

Bu arada bilinçaltınız sizden yardım istemesine ister ama bir yandan da boş durmaz çünkü yaşanan bu olumsuz olaya bir neden bulmak için kendince bir cevap uydurur. Zihninizi otomatik pilotta tutarak kendinizi değersiz ve de yetersiz hissetmenize sebep olur.

Düşünmeden bulduğu bu saçma cevapların sizi bundan sonraki tehlikelere karşı koruyacağını zanneder. Hayatınızdaki kişinin size ilgi göstermemesini fazlasıyla genelleyip abartarak ve ak ya da kara gibi sınırlı duygusal kalıplara hapseder. Tüm bunlar sonucunda kendinizin çirkin, değersiz ve sevgiyi hak etmeyen biri olduğunuza inanmaya başlarsınız.

  • Artık nur topu gibi bir hatalı inanç kodunuz vardır.

Halbuki belki de hayatınızdaki kişi moralsiz bir gününe denk gelmiş ve yorgun ya da tamamen kendi kişiliğinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle size ilgisini azaltmış olabilir. Eğer sizin bir hatanız böyle davranmasına neden oluyorsa da bu sizin değersiz olmanızdan ziyade kişiliğinizden ödün verip hayır diyememeniz, sınırlarınızı çizememeniz ve ona muhtaç olduğunuzu hissettirmenizden kaynaklanıyor da olabilir.

– Bu durum sizi gerçekten değersiz kılmaz, daha ziyade algınızın onun gözünde eski değerine sahip olmadığını gösterir ki bu ikisi tamamen farklı şeylerdir.

Dışarıda size hayranlık derecesinde ilgi duyacak sayısız insan varken siz bilinçaltınızda oluşan olumsuz inanç kodu nedeniyle artık tercih edilmeyecek birine dönüştüğünüze inanırsınız.

Peki bilinciniz neden devreye girmiyor? Madem mantığı var…

Bilinçaltınız bu olumsuz duygularla canınızı yakarken gücünü mantıktan alan bilinciniz devreye girmez. Bunun nedeniyse bilinçaltınızın zihin işlevlerinizin %95 gibi ciddi bir bölümünden sorumlu olmasıdır. Bunun yanında bilincinize ise sadece %5 gibi bir kuş payı düşer.

Biraz önce bilinçaltınızın zihninizde olumsuz duygular uyandırmasının sebebinin aslında size bir yardım çağrısı olmasından bahsetmiştim. Bilinçaltınız bu şekilde sizden yardım istemesine ister ama siz (yani bilinciniz) onun dilinden anlamazsınız. Burada size düşen görev onun uyandırdığı duyguların nereden kaynaklandığı sorgulamak ve bu duyguların gerçek olup olmadığını tespit etmektir. Bu görevi gerçekleştirdiğiniz zaman olumsuz duygularınızı düşünce seviyesine taşımış olursunuz ve artık onları mantıkla çözmek kolaylaşmış olur.

Ancak, bu konuda bir eğitiminiz yoksa bunu yapabilmeniz imkansızdır. Hal böyle olunca da yalnızca %95 orana sahip olan bilinçaltınızın sesini duyar ve gizli mesajını açığa çıkartacak bilgi ve birikime sahip olmadığınız için de “kendimi bu kadar kötü hissediyorsam demek benim gerçeğim bu ve ben çok kötü bir durumdayım” algısına kapılırsınız.

  • Çocukluk yıllarında yaşadığınız olumsuz olaylara ve de travmalara çok daha yatkın olursunuz.

Bunun nedeniyse erişkin dönemlerinizde %95 hakimiyete sahip bilinçaltınızın çocukluk dönemlerinde %100’e yakın bir güce sahip olmasıdır.

Aslında çocukken bu gücün olumlu yanlarından da fazlasıyla faydalanırsınız. Mesela bu sayede yeni bir dili ve müzikle ilgili becerileri bir yetişkine oranla çok daha çabuk kapabilirsiniz.

Fakat aynı başarınız olumsuzluklara geldiğinde de geçerlidir ve bir yetişkine oranla yaşadığınız travmalardan çok daha kötü ve derin bir biçimde etkilenirsiniz. Çocukken bilinçaltınızın %100’e yakın hakimiyete sahip oluşu mantıkla işleyen bilincinizden yararlanamamanıza ve hayatta daha çok tecrübesiz oluşunuz da olaylara yanlış açıdan bakmanıza sebep olur.

Mesela çocukken anne babanız ayrılmaya kalktıklarında bunların kendi aralarındaki geçimsizlikten kaynaklandığını anlayamayabilirsiniz. Bunun yerine bilinç düzeyinde hiç böyle düşünmeseniz de bilinçaltınız sizin de terk edileceğinize inanıp suçu kendinizde aramaya başlayabilir. Ayrılığa sebep olarak da kendi yaptığınız yaramazlıkları sebep sayabilir. İleride ayrılık nedeninin anne babanız arasında olduğunu anlayabilseniz de iş işten geçmiş olacaktır. Çocukken iç dünyanızda fark etmeden oluşan o ilk hatalı inanç kodu nedeniyle gizliden gizliye kendinizi sorumlu tutmanız devam edecektir. Bu durum ilerideki ilişkilerinizde de terk edilme korkusu ya da değersizlik duygusuna kapılıp ilişkilerinizde başarısız olmanıza neden olabilecektir.

  • Hatta çocukluk yıllarınızda travmadan sayılmayacak, hiç olumsuz gibi görünmeyen ve şu an hiç hatırlamadığınız olaylar da hatalı inanç kodları oluşturarak şu an içinden çıkamadığınız sorunlarınıza neden olmuş olabilir.

Mesela babanızın abinize ders çalışmadığı için getirdiği kötü karne nedeniyle bağırdığını varsayalım. Siz de bu olayı kapı aralığından görüp duyuyorsunuz ama daha okula başlamamışsınız; çalışmak nedir, eğitim nedir, karne nedir net bir bilginiz yok ama meselenin okulla alakalı olduğunu biliyorsunuz sadece.

Bu durumda gerçeği yani babanızın abinize ders çalışmamasından kaynaklı bir başarısızlıktan dolayı kızdığını görmek yerine olayı çok yanlış bir açıdan değerlendirebilirsiniz. İçinizde uyanan kaygı nedeniyle konu üzerinde mantıklı düşünmeden bilinçaltınız bu olayı göründüğü kadarıyla ele alabilir. Buradan tutup da okulla alakalı her şeyin kötü olacağı ve babanızı öfkelendireceği, yarın öbür gün okula gittiğiniz taktirde babanızın da size böyle davranacağını varsayabilirsiniz.

Böyle bir hatalı inanç kodu geliştiren bir çocuktan okula severek gidip başarılı olmasını bekleyemezsiniz. Okula gittiğinde kendini hep diken üstünde hissedecek ve ders çalışmaktan da hep kaçmak isteyecektir. Bu da onu hayatı boyunca başarısız, pişmanlık ve kendine öfke duyan bir insana çevirme ihtimalini doğuracaktır.

İlerleyen dönemde bu hatalı inanç kodlarınız artık kendinize, başka insanlara ve de hayatın geneline dair algınızı çarpıtarak gerçekleri görmenize engel olur. Bir de üzerine yetişkinlik döneminde yaşadığınız travmalar eklendiğinde artık özgür iradenizle yaptığınızı sandığınız tüm seçimleriniz anlamsız duygularınızın yani güvenlik arayan bilinçaltınızın seçimleri haline dönüşecektir. Bilinçaltınız huzuru ve mutluluğu yanlış sularda arıyordur çünkü amacı mutlu olmanız değil kendince hayatta kalmanızdır.

Belki de “Mutlu olmadıktan sonra bu hayatta kalmanın ne anlamı var?” diyebilirsiniz.

  • Peki bundan sonraki hayatınıza mutlu bir şekilde devam etmek için bir yöntem olduğunu söylesem bu yöntemin ne olduğunu öğrenmek ister miydiniz?  

– Evet, artık geçmişte ve hali hazırda yaşadığınız tüm travma ve mutsuzluklardan kurtulmak için bir sistem var.

İşte sorunlarınıza kalıcı çözüm getirecek olan bu sistem I-Control® sistemidir.

  • Bu sistemin kelime anlamı “Ben-Kontrol”dür.

I-Control® zihninizin kontrolünü travmalarınızdan, sorunlarınızdan ve de başka insanların elinden alarak size geri verecek olan sistemdir.

“I-Control® sistemi en başarılı NLP ve bilinçaltı teknikleri harmanlanarak oluşturulmuş eşsiz bir sistemdir.”

I-Control® Sistemi geçmişte yaşadığınız olaylar sonucu oluşan ve bugün sizi mutsuz ve hareketsiz kılan hatalı inanç kodlarınızı tespit ederek hem bilinç hem de bilinçaltı seviyelerinde bu kodların kırılmasını ve mutluluğunuzun kalıcı olmasını sağlar.

I-CONTROL® nasıl çalışır?

1. Sorun Tespiti

  • Siz yaşadığınız kötü olayları anlatırken kötü hissetmenize neden olan ana sorun tespit edilip ayrılır.

2.  Sorunun Kaynak Araştırması

  • Sorunun neden ortaya çıktığını anlayabilmek adına uygun yaklaşım kullanılır:

– NLP Soru/Cevap yaklaşımı

– Bilişsel Davranışçı sorgulamalar

– Bilinçaltı taraması

3.  Sorunun Çözümü

  • Bilinç ve bilinçaltı düzeylerinde toplu çözüm

– 360 derece yaklaşımı – kişiselleştirmeden bağımsız olarak sorunun kökenine yönelik kuş bakışı büyük resimci bir objektiflik katarak gerçeğin ortaya çıkartılması.

– NLP çözüm uygulamaları

– Bilişsel Çarpıtma teknikleri – hatalı inanç kodlarının yıkılarak yerine doğru kodların yerleştirilmesi

Alfa evresi çalışmaları – travmalarla yüzleşilerek olumsuz duyguların serbest bırakılmaları

– Meditasyon – özgün sorunlarınıza yönelik kişiselleştirilmiş meditasyon uygulamaları

– Telkin CD’siadınıza ve sorunlarınıza özel oluşturularak tarafınıza gönderilecek telkin CD’leri

Diğer yöntemler neden başarısız olurlar?

X Yaklaşımlarında tek bir dil kullanırlar.

X Ulaşılması daha kolay ve mantıkla yaklaşılabildiği için yalnızca bilincinize odaklanırlar.

X Bağlantılı sorunlarınızı ayrı ayrı ele alırlar.

X Prosedürel yaklaşıp zahmete katlanmazlar. 

X Sorunlarınızın kökenine inemezler.

X Geçici çözüm sağlarlar.

I-Control® neden başarılı olur? 

Yaklaşımında sorununuza uygun çoklu dil kullanır.

 Hem bilinç hem de bilinçaltı seviyelerinde odak sağlar.

Bağlantılı sorunlarınızı birlikte ele alarak toplu çözüm üretir. 

Çözüm üretene kadar savaşır. 

Sorunlarınızın kökenine iner. 

Kalıcı çözüm sağlar.

I-CONTROL® hangi sorunlarınızın çözümüne yönelik kullanılır?

I-Control® sistemi aşağıdaki sorunların tümüne yönelik kullanılabilir: 

  • Travmalar (İstismar, şiddet, taciz, tecavüz, kaza vb.)
  • Depresyon (Kronik mutsuzluk, hırs ve heves kaybı vb.)
  • Değersizlik Duygusu (Sevgisizlik vb.)
  • Özgüven Eksikliği (Çekingenlik, cesaret kaybı vb.)
  • İlişki Problemleri (Kıskançlık, aldatma, şiddet, geçimsizlik vb.)
  • Takıntı (Hatalı inanç kodları)
  • Panik Atak ve Kaygı Problemleri  
  • Korku ve Fobiler (Gelecek, hastalık, ölüm korkusu; yükseklik fobisi vb.)
  • Kararsızlık (Kariyer seçimi, eş seçimi vb.)
  • Öfke, Nefret ve Suçluluk Problemleri 

TRAVMALAR

Travmalar çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde de olabilir. Genelde cinsel ve duygusal istismar, taciz, tecavüz, şiddet, kaza ve kayıp gibi durumlar sonucunda meydana gelirler. Eğer bir travma yaşıyorsanız bu olay karşısında aşırı korku, çaresizlik ve dehşet duyguları hissedersiniz. Bir travma yaşadığınızda daha sonrasında bu olayı aklınızdan atmanız çok zor olacaktır, olayı tekrar tekrar yaşama hissine kapılmanız ve rüyalarınıza girmesi olasıdır.

Travmalarınıza yoğun kaygı, iletişim sorunları ve değersizlik duyguları eşlik edebilir ve tüm bunlar sonucunda da mutsuz olup hayata olumsuz bakmaya başlayabilirsiniz. I-Control® sistemiyle travmalarınız sonucunda oluşan hatalı inanç kodlarınız ayıklanarak onlarla yüzleşmeniz ve bilinçaltınıza artık onların geride kaldığı gösterilecektir. I-Control® ile travmalarınız ortalama 8 seansta kolaylıkla çözülebilir.   

DEPRESYON

Depresyon sorunlar içerisinde en sık görülenlerden biri olmakla beraber ciddi bir sorundur. Depresyona girdiğinizde özsaygınızda azalma olur. Yataktan çıkmak istememe, bir şeyleri değiştirme ve gelişim konusunda istek ve heves kaybı, iletişim sorunlarıyla birlikte yoğun üzüntü yaşayabilirsiniz. Kaynağı çocukluk döneminde yaşanan sorunlar ve yetişkinlik dönemindeyse arzu dilen hedeflere ulaşılamaması ve başarısızlık olabilir.

İstediğiniz gibi bir hayat yaşayamadığınızda çevrenizdeki kişiler ve koşullar tarafından baskılandığınızda artık yaşamınızı ve de dış dünyayı tümüyle anlamsız görmeye başlayabilirsiniz. I-Control® sistemiyle mutsuzluğunuza neden olan temel olayların kaynağına inilerek algınız ve gerçekler arasındaki farklar ortaya konur ve olaylardan anlam çıkartmanız sağlanır. Bilinçaltı çalışmaları sayesinde kaybolan heves ve isteğiniz geri getirilerek hayatınıza anlam ve benliğinize işlev kazandırılır. Çalışma süresi kişiden kişiye değişebilmekle birlikte ortalama 8-12 seans arasında çözüm sağlanabilir.   

DEĞERSİZLİK DUYGUSU

Değersizlik duyguları çoğu sorunun temelinde yatan çok kapsamlı duygulardır. Genelde kaynağı çocukluk dönemlerinizde yaşadığınız olaylar ve sorunlarda saklıdır. Anne baba sevgisi görmediğinizde, desteklenmediğinizde, davranışlarınız onaylanıp takdir edilmediğinde ortaya çıkan bir duygudur. Bilinçaltınızın çarpıtmaları nedeniyle kusuru yetiştirme tarzınız yerine kendinizde bulursunuz. Eksik ve yetersiz olduğunuz için sevilmeyi hak etmediğinizi düşünebilirsiniz. Kardeşleriniz ve diğer akrabalarınızla olumsuz bir şekilde kıyaslanma, sözlü hakaret ve fiziksel şiddet de değersizlik duygularınızı arttıran durumlardır.

Kendinize değer vermediğinizde bunu başkalarından saklayamazsınız, bu siz farkında olmadan onlarla tüm iletişiminize ve ilişkilerinize yansır. Kendinize değer vermediğinizde kişiliğinizi ortaya koyup sınırlarınızı çizemez, hayır demekte zorlanır; aile üyeleriniz, arkadaşlarınız ve en önemlisi de partneriniz tarafından değer görmezsiniz. Değersizlik duygusu yaşayan insanlarda en çok rastlanan sorunlardan biri de hayatlarına sürekli kendilerini aldatan ve iyi niyetlerini suistimal eden insanları almalarıdır. I-Control® sistemi kapsamında derin bir tarama gerçekleştirdikten sonra değersizlik duygunuzu arttıran tüm olaylar tespit edilip tek tek kolaylıkla çözülebilir. Bilinçaltı çalışmalarıyla değersizlik kodları yerine yeni olumlu kodlar inşa edilerek kaybolan değerinizi yeniden kazanmanız sağlanır. Ortalama çalışma süresi 8-12 seans arasıdır.

ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ

Bu duruma genelde değersizlik ve yetersizlik duyguları da eşlik eder. Ayrıca yine değersizlik duygusu gibi genelde çocukluk döneminden kaynaklanır. Küçükken anne babanız tarafından yeterince sevgi görmediğiniz ya da güven duygusu kazandırılmadığınız taktirde yaşamanızın çok olası olduğu bir durumdur. Sorumluluk verilip bunun sonucunda da ilgi, alaka ve destek görmediğinizde hatta tam tersi aşağılanma ve takdir edilmeme durumu söz konusuysa ileride çok ciddi sorunlar doğabilir.

Özgüven eksikliği sadece genel bir güven eksikliği durumu değildir. Mesela eğer kariyerinizde özgüveniniz yüksek olsa bile ilişkilerinizde özgüveniniz düşük olabilir. Belirli bir alanda kendinize güveniniz yoksa o alanda risk alamazsınız, kararsız kalırsınız ve hedef koyup onlara kararlı adımlarla yürümek yerine sorunlarla yüzleşmemeyi ve onlardan kaçmayı tercih edersiniz. Özgüven sorunlarınız I-Control® sistemi sayesinde çözülebilir. Korkularınız ve engelleriniz tespit edilerek onlarla yüzleşmeniz sağlanıp güçlü yanlarınız size gösterilir. Ortalama çalışma süresi 8 seanstır.

İLİŞKİ PROBLEMLERİ

İlişki problemleri çok çeşitlidir; aileyle, arkadaşlarla ve özellikle de sevgili ve eşlerle ilgili sorunları içerir. Genel itibariyle kıskançlık, aldatılma, şiddet, geçimsizlik ve iletişim sorunlarından oluşur. Bu alt başlıkların her birinin kökeni geçmişte yaşadığınız herhangi bir sorundan ibaret olabilir. İlişki problemleri bazen değersizlik duygularınızdan kaynaklanırken hemen hemen her seferinde sonuç olarak da değersizlik duygusu yaratabilir.

Kendinize değer vermediğinizde ilişkilerinizde de sevgi açlığı çekersiniz. Bazen karşı taraf ne yaparsa yapsın sizin için yeterli olmayabilir ya da karşı taraf size ilgisini azalttığında kıskançlık gibi sorunlar baş gösterebilir. İlişki bağımlılığı yaşadığınızda sınırlarınızı çizemeyip hayır demekte zorlanabilirsiniz, hele ki karşı tarafa onsuz yapamayacağınız mesajını verdiğinizde onun size karşı olan saygısını ve verdiği değeri de kaybedersiniz. Bu yüzden size zarar veren ilişkilerinize bağımlılığınız nedeniyle de son veremeyebilirsiniz. I-Control® sistemi kapsamındaki seanslarda ilişkilerinizdeki temel sorunlar saptanarak öncelikle kendinize olan sevginiz ve güveniniz onarıldıktan sonra güncel sorunlarınız koçluk çalışmalarıyla masaya yatırılıp en iyi çözüm yollarına ve karar aşamalarına varılır.

TAKINTILAR

En yaygın takıntılar arasında temizlik, kuşku ve kontrol yer almaktadır ama çeşitleri kişiden kişiye çok değişkenlik gösterebileceği gibi şekli de çok farklı olabilir. Takıntılarınızın kaynağı yaşadığınız travmalar ve geçmiş sorunlarınızda oluşan hatalı inanç kodlarınız olabilir. Bilinçaltınız takıntılarınızı bir savunma mekanizması olarak görür ve kendince bunları tehlikelere karşı savaşırken kullanır. Takıntılarınızın saçma ve gereksiz olduğunu bilmenize rağmen onları kolay kolay terk edemezsiniz.

Bilinçaltınızın takıntılarınızı derinde yer alan hangi olumsuz duygularınıza karşı oluşturduğunu tespit edebilmek çok önemlidir. I-Control® sistemiyle bu takıntıların ilk kaynağı bulunur ve kökten çözüm sağlanır. Bilinç seviyesinde yapılacak mantıksal bir çalışma sonrasındaki analiz bilinçaltına taşındığında hatalı inanç kodları yıkılıp artık sorunların geçmişte kaldığı ve takıntılara gerek kalmadığı inancı yerleştirilir. Ortalama çalışma süresi takıntıya bağlı olarak 8-16 seans arasında değişmektedir.

PANİK ATAK, KAYGI VE KORKU PROBLEMLERİ      

Kaygı hayatı çok zorlaştıran, psikolojik sorunlar haricinde kalp ve damar, sinir ve sindirim hastalıklarına kadar neden olabilecek kontrol altında tutulması gereken bir duygu durumudur. Geçmiş travmalarınızdan kaynaklanabileceği gibi maruz kaldığınız sosyokültürel etmenler ve hatalı inanç kodlarınız da kaygılarınıza neden olabilen durumlardır. Kaygılarınıza takıntılar ve de olağanüstü şüphe duyguları da eşlik edebilir.

Kaygılarınız ve korkularınıza mantıklı açıklama getirilip bilinçaltı seviyesinde bir çözüm sağlanmadığı taktirde sonrasında size ölüm korkusu ve panik yaşatacak olan panik atak sorunları baş gösterebilir. I-Control® sistemi bilinçaltı temelli bir sistem olduğu için özellikle de panik atak konusunda çok etkili bir sistemdir. Ortalama çalışma süresi kaygı yoğunluğuna bağlı olarak 8-16 seans arasında değişmektedir.

Peki bu sistem gerçekten de işe yarıyor mu?

Bir de buyurun danışanlarımdan dinleyin:

 

Eğer siz de eski hayatınızdaki sorunlarınızdan kurtularak kalıcı bir mutluluk ve huzur duygusuna sahip olmak ve de kontrolü kendi elinizde bulunan yeni bir hayat istiyorsanız yepyeni hayatlara yelken açan sayısız I-Control® danışanından biri olabilirsiniz…

Böyle bir şeyin değeri yüz binlerce lira ile bile ölçülemez. Siz sorunlarınızı aşıp mutlu olamadıktan sonra elinizdeki maddi ve manevi her şeyin değeri de anlamını kaybedecektir. 

Benzer sistemlerde, aylık çalışma maliyetiniz binlerce liraya varacaktır.

Birçok insanın on binlerce lira saçacak durumu olmadığını da bildiğim için bu sistemi çok kısıtlı bir süre için oldukça uygun bir rakama sunmak istiyorum:

I-Control® Sistemi ile Tek Seans: 200 TL

I-Control® Sistemi ile 4 Seanslık 1 Aylık Paket:

Şimdi başvurursanız 600 TL

I-Control® Sistemi ile 8 Seanslık 2 Aylık Paket:

Şimdi başvurursanız 900 TL

√ Kredi kartınıza 12 aya kadar taksitlendirme imkanımız vardır.

Bu fiyatlar kontenjanlarımız dolana kadar geçerlidir. Fiyat değişiminden etkilenmemek için hemen şimdi başvurun!

Üsküdar’daki ofisime gelerek ya da Türkiye’nin hangi noktasında bulunursanız bulunun telefon üzerinden seans gerçekleştirerek sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz.

I-Control® sistemi kapsamındaki seanslar telefon üzerinden gerçekleştirilmeye uygun olarak planlandıkları için ofis ortamında gerçekleştirilen seanslardan hiçbir farkları bulunmamaktadır. 

Çalışmanın kaç seans süreceği öngörüşme sırasında belirlenir. Ortalama çalışma süresi sadece 8-12 seanstır.

Dikkat: I-Control® Sistemi danışanların yaşadıkları olaylar sonucunda oluşan hatalı inanç kodları ve travmalarından kaynaklanan sorunlarının çözümünde kullanılır. Seanslarda hiçbir danışana hastalık teşhisi konmaz ve ilaç önerisinde bulunulmaz.

Tabii seçim sizin, sizi sorunlarınıza hapseden bilinçaltınız sıra onlarla mücadeleye geldiğinde de bu süreci bizzat ertelemek isteyecektir.

Tüm çözüm girişimlerini işlerin içinden çıkılmaz hale geleceği o son ana kadar ötelemek isteyecektir. Fakat, zaten yıllardır erteleye erteleye dağ gibi birikmedi mi sorunlarınız, onlardan kaçmanın en ufak bir faydasını gördünüz mü şimdiye kadar?

Zaman önce “Ben” diyerek ve “Kontrol”ü seçerek yaşamınızın kontrolünü bilinçaltınızdan kendi elinize alma zamanıdır.

Eğer I-Control® seanslarının sizi zorlayacağını ve zahmetli geçeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.

Yapmanız gereken tek şey artık nasıl biri olmak istediğinizi bana söylemek ve sonrasında da arkanıza yaslanıp tüm işi uzmanına bırakmak.

Sonuçta artık sizi yeni hayatınız bekliyor ve onu beraber inşa edeceğiz…

Ama durun, siz söylemeden önce ben tahmin edeyim nasıl biri olmak istediğinizi…

  • Kararlı, azimli ve pozitif
  •  Ümitli ve güçlü
  •  Sakin ve sevgi dolu 
  • Karşı cinsin arzuladığı ve hayatına almak isteyeceği
  • Hayatının kontrolünü elinde bulunduran
  • İstemediği durumlar karşısında hayır diyebilen

biri haline dönüşeceksiniz.

Yeni özetle seansların sonunda:

Kendisini çok daha seven

Değerli gören

Özgüvenli hisseden

biri olacaksınız.

Kısacası artık MUTLU olacaksınız!

Adım adım ilerleyeceğimiz bu yolda her seanstan sonra bir sorununuzdan kurtulmuş olarak ayrılacaksınız.

Sorunlarınızdan utanmanıza gerek yok, kimse sizi yargılamayacak, tam tersine sorununuz ne olursa olsun göreceğiniz sadece destek olacak ve her şey 100% aramızda kalacak.

Yapmanız gereken sadece başvurmak…

Meraklanmayın sizi uzun uzadıya gereksiz sorular beklemiyor, bu işlem sadece 2 dakikanızı alacak.

Başvurunuz sonrasında sizinle en kısa sürede iletişime geçecek ve ücretsiz bir öngörüşme gerçekleştireceğiz.

Sizi artık yeni bir hayata adım atmaya davet ediyorum… Gelin artık tüm problemlerinizi ve sorunlarınızı aşmak adına o ilk adımı atın!      

Aşağıdaki ücretsiz bilgi formunu doldurarak bana problemlerinizden ve hayallerinizden bahsedin. Paylaşacağınız tüm bilgiler %100 gizli kalacaktır.  

Gelin, sizden önceki sayısız insan gibi problemlerinizi beraber aşalım. Formu doldurmanızla birlikte seans günü ve saatini kararlaştırmak adına en kısa zamanda sizi arayacağım. 

Sorunlar paylaşıldıkça ve uzman bir yaklaşımla aşılabilirler ancak…

Şimdi kontrolü ve mutluluğu ele alma zamanı!

Şimdi I-Control® zamanı!