Olumsuzu Genelleme

Olumlu Genellemeler

Beynimiz, yaşadığımız olayları anlamlandırabilmek adına olaylar arasında bağlantılar kurmaya çalışır. Bu şekilde, yeni bir şeyler deneyimlediğimizde dahi yaşadığımız olayın beraberinde getirdiği her şeyi yeniden öğrenmek ya da bu vesileyle onların üzerinde düşünmek zorunda kalmayız.

Her seferinde yeni bir şeyler öğrenmek için aktif çaba sarf etmek bizi yoracağından beynimiz geçmiş tecrübelerimizde öğrendiğimiz şeyleri bilinçaltı seviyesine indirerek bilincimizi bu gereksiz gördüğü yükten arındırmış olur.

Mesela yıllardır hidrolik direksiyona sahip araç kullanan bir sürücü, eski tip araç kullanmaya başladığında iki direksiyon tipi arasında belirgin bir fark olmasına rağmen yıllar içinde geliştirdiği direksiyon hakimiyetini yeni baştan kazanmak zorunda kalmaz. Başta bu süreçte biraz zorlanacaktır çünkü bazı bilinçli hamlelerle bu yeni deneyimini kavraması gerekecektir. Ancak kısa süre içerisinde yeni koşullarına adapte olacak ve beyni ona kolaylık sağlamak açısından süreci bilinçaltı seviyesine indirerek direksiyon hakimiyetini tekrardan otomatiğe bağlayacaktır.

İki farklı direksiyon tipi arasındaki belirgin farka rağmen beyin, bu farkın “direksiyon” denilen parçanın ana yapısında herhangi bir değişiklik yaratmayacağını bildiği için eski direksiyon tecrübesini “genelleştirerek” yeni deneyimde de ondan yararlanma yoluna gidecektir.

Beynimizin yaptığı genellemelere bir örnek daha vermek gerekirse okuma sürecimizden bahsedebiliriz. Okuma yazma öğrendiğiniz ilk zamanları hatırlayın mesela dikkatinizi vererek ve ağır ağır heceleyerek okuyordunuz değil mi? Ancak sonrasında git gide hızlanmaya başladınız ve beyniniz bu eylemi otomatiğe bağladı.

 

Bilim insanları, insanın okuma yeteneği üzerinde çalışmalar yaparken bir şey çok dikkatlerini çekmiş:

Ne acayip bir yetenek değil mi? Kelimelerin sadece ilk ve son harflerinin yerinde olması yeterli. Beynimiz karışık harflerden oluşan en yakın kelimeyi buluyor ve sanki o kelimeyi okumuş gibi o kelimenin anlamını o anki şuurunuza yüklüyor.

Olumsuz Genellemeler

Şimdiye kadar beynimizin işlerimizi kolaylaştırmak adına gerçekleştirdiği olumlu genellemelerden bahsettik hep. Aslında düşündüğümüzün aksine beynimiz bu genellemeleri gerçekleştirirken olumlu/olumsuz gibi yani bizim anlayacağımız dilden filtreler kullanmıyor.

Olumlu/olumsuz gibi kavramlar bizim sadece bilincimizle farkına vardığımız kavramlar olduğu için genellemeleri uygulayan bilinçaltımız bu eylemlerini bizi hayatta tutabilmek için yapıyor. Bu açıdan bakıldığında hayatımızda karşılaşacağımız tehlikelere karşı da bizi uyarması ve sürekli tetikte tutması gerekiyor.

Tehlikelerle dolu olduğuna inandığı hayatımızda işimizi kolaylaştırmak adına herhangi bir duruma, koşula ya da zamana ait bir olumsuzluğu genelleyerek zihnimizde bangır bangır alarmlar çalmasına sebep oluyor.

Bu uyarıları işimizi kolaylaştıracağı yerde düşünce hataları yapmamıza neden oluyor. Adının düşünce hatası olduğuna bakmayın, direk bilinçaltımızdan çok baskın bir şekilde açığa çıktığı için ona aldanıp bilincimizle herhangi bir değerlendirme yapmadan da hatalı mesajına kanı veriyoruz aslında.

Mesela olumsuzu genelleme hatasına kapılan bir kişi, trafikte kırmızı ışığa yakalandığında kendisine “ben ne kadar da şanssız bir adamım, sürekli kırmızı ışığa yakalanıyorum.” diyecektir. Halbuki objektif bir değerlendirme yapacak olsa defalarca kere de kırmızı ışıktan kıl payı kurtularak ilerleme şansı yakaladığını görecektir.

Karşı cins tarafından reddedilip kendini şanssız ve değersiz hissetme de çoğunlukla olumsuzu genelleme hatasından kaynaklanmaktadır. Mesela hoşlandığı bir kişiye açılıp karşılık bulamayan biri bu olumsuzluğu genelleyerek bundan sonra her kadın tarafından reddedileceğini varsayarak mutsuz olacaktır. Kişinin burada yaptığı düşünce hatası, bir kadın tarafından reddedildiği için tüm kadınların aynı zevke sahip olduğunu ve hiçbirinin kendisini beğenmeyeceğini düşünmesidir.

Geçmişte kötü bir ilişki deneyimi yaşayan bir kadın, erkek arkadaşının olumsuz davranışları ve çevresinden derlediği negatif erkek karakterlerini de harmanlayarak aslında tüm erkeklerin güvenilmez olduğunu genelleyecek ki bu da ya ikili ilişkilerden tamamen soğumasına ya da takındığı bu negatif tavır nedeniyle hayatına güvenilir ve cazip erkek adaylarının girmesine engel olacaktır. Yeni ilişkilere şans tanıyan ve çevresi hakkında objektif bir değerlendirme yapan biri, güvenilmez erkekler kadar pekala güvenilir erkekler olduğunu da görebilecektir.

Olumsuz Genellemelere Nasıl Karşı Koyabiliriz?

Olumlu yönde değişmek adına mantığımızdan yararlanmaya niyet ettikten sonraki gelişim süreci aşama aşama seyir edecek bir süreçtir.

Olumsuzluklarla savaşmak çaba göstermemizi ve konfor alanımız dışına çıkmayı gerektireceğinden bilinçaltımız, olumsuzluklarla karşılaştığında “pes etmek” kendimizi eksik hissettireceği için de direkt kendimizden kaynaklanmayan bahaneler üretmemize neden olacaktır. Lakin, bu eylemi pes etmekten de beterdir çünkü pes etmek bir kabulleniş iken olayları çarpıtmak kendimizi kandırmaktır. Kendimizi kandırmak, kısa vadede olumsuzluklardan sıyrılmamızı sağlasa da uzun vadede çok daha büyük olumsuzluklara saplanmamıza neden olacaktır.

Görüldüğü üzere yukarıdaki örneklerde bahsettiğim savunma mekanizmaları gerçeği çarpıtarak kendimizi en başta kendimize ve sonrasında da başkalarına acındırmaktan başka bir şey değildir.

Yaşadığımız olaylar sonucunda hissettiğimiz herhangi bir olumsuzluk ya da ajitasyon hissinde durup objektif bir değerlendirme yapabiliriz. Bu eylemi üşenmeyip sabırlı bir şekilde bir alışkanlık haline getirdiğimizde her seferinde  daha fazla olumsuz genelleme yakalamamız mümkün olacaktır.

Kağıt kalem alarak beş dakikalık bir egzersizle gerçeğin hissettiğimiz o olumsuzluk üzerine mi yoksa içerisinde olumluların ve de fırsatların da barındığı bir yapıda mı olduğunu kolaylıkla görebiliriz. Sonuç olarak, kuş bakışı bakacağımız bu gerçeklik içimizi rahatlatacak ve elimizdeki artılarla tekrardan olumluya odaklanmamızı sağlayacaktır.

Bireysel Danışman ve I-Control® Uzmanı Buğra Akyol, sizlerle daha mutlu ve anlamlı bir hayatın sırlarını paylaşıyor. Buğra Akyol’un uyguladığı I-Control® sistemi ile tüm sorunlarınızdan kurtulmak için buraya tıklayın. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir