Sorun 4

Çok mu mutsuzsunuz?

– İlişki problemleriniz mi var?

– Yoksa geçmişinizde şu anki mutsuzluğunuza sebep olarak gördüğünüz travmalarınız mı saklı?

– Takıntılarınız olmadan yaşayacağınız bir hayat nasıl olurdu acaba?

– Artık hayattan hiç bir zevk alamıyor ve hayatın sizin için anlamını mı sorguluyorsunuz?

– Peki ya yoğun kaygı ve korkularınız, onlar ne olacak?

– Hatta çok öncesinde kaybettiğiniz özgüveniniz, o arzu ve enerjiniz, geri kazanmak mümkün olur muydu acaba?

Merhaba ben Buğra Akyol…

  • Tüm sorunlarınızın bilinçaltı ve hatalı inanç kodlarınızdan kaynaklandığını biliyor muydunuz?

Eğer siz de yukarıdaki sorulara yanıt arıyorsanız okumaya devam ederek merakınızı giderebilirsiniz…

Evet, sorunlarınız bilinçaltınızdan ve hatalı inanç kodlarınızdan kaynaklanıyor.

Peki onları aşmak mümkün mü?

Evet, mümkün!

İşte şimdi anlatacağım sistem, sorunlarınızın çözümünü sağlayacak olan I-Control® sistemi…

I-CONTROL®

Aslında bu sistemin amacı bilinç/bilinçaltı çatışması arasında kaybolan zihninizin kontrolünü bizzat kendi elinize geçirmenizi ve böylece yaşadığınız sorunlardan tamamen kurtulmanızı sağlamaktır.

Peki bu sistem nasıl çalışıyor?

Diyelim ki sinemaya gittiniz, koltuğunuza oturdunuz ve film başlamadan önce ışıklar söndü. Artık projektör ışığının aydınlattığı o sinema perdesi dışında hiç bir şey göremiyorsunuz. Adeta kendinizle ve de izleyeceklerinizle baş başasınız. Bu film, acısıyla tatlısıyla bir kadının ya da adamın hayatının anlatıldığı size hitap eden ve de çok sürükleyici bir film…

İlk başta yani daha filmin hikayesine kendinizi kaptırmamışken bunun sadece bir filmden ibaret olduğunu yani gerçek olmadığını bilirsiniz değil mi? Fakat zamanla hikayenin içine sürüklenip oyuncunun yaşadıklarıyla kendi hayatınız arasında bağlantılar kurduğunuzda artık bilinciniz devreden çıkar ve bilinçaltınız size tüm bu izlediklerinizin bir filmden ziyade gerçek olduğu duygusunu yaşatmaya başlar.

Bunun sonucunda, filmdeki iniş çıkışlarda kalp atışlarınız hızlanır, heyecan duymaya başlarsınız ve boğazınız düğümlenir. Hatta duygusal sahnelerde gözleriniz dolup ağlarken korku içeren sahnelerde de yüreğiniz ağzınıza gelir ve oyuncunun başına gelen kötü şeylerin sizin de başınıza geldiğini sanıp kaygılanmaya başlarsınız.

Peki diyelim ki bir an için filmi durduk ve kendinizi kötü hissettiğiniz sahneleri geri aldık. Bak dedik burada kendini kötü hissettin çünkü bir an için bilinçaltın sana bunun bir film olduğunu unutturdu ve karakterin başına gelen şeyleri senin başına gelmişler gibi algılamana neden oldu. Aslında bu olayları ne sen yaşadın ne de o oyuncu yaşadı. Onun gerçekte başka bir hayatı var ve çekimler bittikten sonra her şeyi unutup evine gitti. Sen de film bittikten sonra bunu unutup kendi hayatına döneceksin, o yüzden keyfine bak ve kafana takmamaya çalış gördüklerini… 🙂

Aynı açıklamayı filmin sonuna kadar her olumsuz sahnede defalarca kez yaptığımızı düşünün. Ayrıca film bittikten sonra da filmi başa sarıp yeniden izlemeye başlayacağınızı ama öncesinde her dakikada hangi olumsuz sahne geleceğini ve neler olacağını mantıksal çıkarımlarıyla beraber size anlattığımızı düşünün. O sahneleri bir dahaki izleyişinizde etkilenmeniz azalacaktır değil mi? Diyelim ki bütün süreçleri tekrarladık ve filmi 10 defa izlettik size, artık o kötü sahnelerde kendinizi hiç kötü hissetmezsiniz değil mi?

Aslında konu sorunlarınız olduğunda kendi hayatınızın da bir filmden farkı yoktur. Bir gerçekler vardır bir de bilinçaltınızın algınızı köreltmesi sonucu gerçeği sizden saklayarak size yaşattığı olumsuz duygular vardır.

Mesela sizin hayatınızın filmini düşünelim, diyelim ki küçükken anne babanız sizi yeterince sevmedi ve sizinle ilgilenmedi ya da sürekli yetersiz buldu, bağırıp çağırdı ve yargıladı. Bunun sonucunda siz bilinçaltınızın çarpıtması nedeniyle sevgiyi hak etmediğinize inandınız ve kendinizi değersiz ve özgüvensiz hissetmeye başladınız. Halbuki gerçekte bunun sizinle hiçbir ilgisi yoktu. Onlar kendi içlerindeki sevgiyi keşfetmedikleri ve kendi bilgisizlikleri ve hayatın kendilerine yaşattığı zorluklar nedeniyle size böyle davrandılar. Yani karşılarında kim olursa olsun aynısını yapacaklardı, gerçekte siz değerli ve de sevgiye değer bir çocuktunuz. Aynı örneği eğitim ve iş hayatında yaşadıklarınız için de düşünebilirsiniz.

İlişkiler konusunda da kurgu ve gerçek arasındaki farkı tespit etmek çok önemlidir. Aynı romantik filmlerde olduğu gibi aşk yaşadığınızda da bu duygunun gücüyle sürüklenip giderken gerçeği ıskalayabilirsiniz. İlişkilerinizde yaşadığınız sorunlar gerçekten sizinle mi ilgili yoksa karşı tarafla mı? Sizin de hatalarınız olabilir, peki bunlar nasıl aşılabilir? Eğer kabahatin ya da kusurun büyüğü sizde değilse dahi karşı tarafın sizi yetersiz bulması, suçlamaları, ilgi kaybı ve aldatması yine bilinçaltınızın gerçeklere gölge düşürmesi yüzünden kendinizi eksik, sevgisiz ve de sonuç olarak mutsuz hissetmenize neden olacaktır.

Bu tip sorunları aşmak için önce zihninizi bilinçaltının hatalı yönlendirmesinden kurtarıp gerçeğin tespit edilmesi gerekir. Sorunlarınıza yönelik sizin hatalarınız nelerdir? Siz gerçekten eksik, kusurlu ve de değersiz biri misiniz? Yoksa bunlar sadece yaşadığınız olumsuz olaylar sonucunda oluşan hatalı düşüncelerinizden mi ibaret? Belki de bunlar sadece karşınızdaki kişilerin sizinle ilgili gerçek dışı düşünceleridir ya da siz öyle sanıyorsunuzdur. Size bazı kötü olaylar yaşatan kişiler; neden böyle yaptılar, onların düşünceleri ve motivasyonları nelerdi?

Yani gerçek nedir ve bu doğrultuda sorunlar nasıl aşılabilir?

İşte I-Control® de tam olarak burada devreye giriyor. Sizden hayat hikayenizi anlatmanızı istiyoruz. Siz anlatırken bizim kafamızda bir senaryo oluşuyor ve bu senaryodaki ana sorunu keşfetmeye çalışıyoruz. Buna “tarama çalışması” deniyor. Sonrasında şu an sorunlarla ilerleyen hayatınızın filmini durduruyoruz ve sorunun kaynağına yani ilk başlangıç sahnesine kadar geri alıyoruz. Bu sahnenin içindeki gerçekleri ve ona dair yanıltıcı duygularınızı birbirinden ayırıyoruz. Böylece artık gerçeği ilk defa görmüş oluyorsunuz. Bu bilinç düzeyindeki çalışma da “analiz” kısmını oluşturuyor. Sorunu bilinç düzeyinde çözdükten sonra da duygu ve davranışlarınıza olumlu yönde ve kalıcı olarak yansıması için bilinçaltı çalışmasına geçiyoruz.

Bilinçaltı çalışmasında aynı başlangıçta anlattığım film örneğinde yaptığımız gibi filme başlamadan önce onun hangi dakikasında hangi olumsuz sahneyi yaşayacağınızı ve aslında gerçekte o sahnenin nasıl çekildiğini ve de durumun ne olduğunu anlatıyoruz. Bilinçaltını en çok körelten ve kaygılanmanıza yol açan şey bilinmezliktir. Artık size sizin algınızdan bağımsız olan gerçeği gösterdiğimiz için zihniniz kaygısından arınmış oluyor. Artık bu bilgilerle filmi izlemeye başlıyorsunuz ve onu izlerken de demin yaptığımız analizi size hatırlatarak duygularınıza rehberlik ediyoruz. Bu filmi size artık olumsuz duygularınız sıfırlana kadar tekrar tekrar izletiyoruz. Süreç tamamlandığında artık sorunlarınız ortadan kalıcı bir şekilde kalkmış oluyor.      

   

Sorunlarınızın sayısına ve de yoğunluğuna göre kaç seansın yeterli olacağını öngörüşmemizde tespit ediyoruz. Çoğu sorun 4-8 seans arasında aşılabiliyor…    

I-CONTROL® hangi sorunlarınızın çözümüne yönelik kullanılır?

I-Control® sistemi, aşağıdaki sorunların tümüne yönelik kullanılabilir: 

  • Travmalar 
  • Takıntı (Hatalı inanç kodları)
  • Panik Atak ve Kaygı Problemleri  
  • Depresyon (Kronik mutsuzluk, hırs ve heves kaybı vb.)
  • Korku ve Fobiler (Gelecek, hastalık, ölüm korkusu; yükseklik fobisi vb.)
  • Kararsızlık (Kariyer seçimi, eş seçimi vb.)
  • Özgüven Eksikliği (çekingenlik, cesaret kaybı vb.)
  • İlişki Problemleri (Kıskançlık, aldatma, şiddet, geçimsizlik vb.)
  • Öfke, Nefret ve Suçluluk Problemleri 

Diğer yöntemler neden başarısız olurlar?

X Yaklaşımlarında tek bir dil kullanırlar.

X Ulaşılması daha kolay ve mantıkla yaklaşılabildiği için yalnızca bilincinize odaklanırlar.

X Bağlantılı sorunlarınızı ayrı ayrı ele alırlar.

X Prosedürel yaklaşıp zahmete katlanmazlar. 

X Sorunlarınızın kökenine inemezler.

X Geçici çözüm sağlarlar.

I-Control® neden başarılı olur? 

Yaklaşımında sorununuza uygun çoklu dil kullanır.

 Hem bilinç hem de bilinçaltı seviyelerinde odak sağlar.

Bağlantılı sorunlarınızı birlikte ele alarak toplu çözüm üretir. 

Çözüm üretene kadar savaşır. 

Sorunlarınızın kökenine iner. 

Kalıcı çözüm sağlar.

Peki bu sistem gerçekten de işe yarıyor mu?

Buyurun danışanlarımdan dinleyin:

 

 

 

 

 

Eğer siz de eski hayatınızdaki sorunlarınızdan kurtularak kalıcı bir mutluluk ve huzur duygusuna sahip olabileceğiniz, kontrolü kendi elinizde bulunan yeni bir hayat istiyorsanız yepyeni hayatlara yelken açan sayısız I-Control® danışanından biri olabilirsiniz…

Üsküdar’daki ofisimize gelerek ya da Türkiye’nin hangi noktasında bulunursanız bulunun telefon üzerinden seans gerçekleştirerek sorunlarınızdan kurtulabilirsiniz. Çoğu sorun 4-8 seans arası gibi oldukça kısa bir dönemde aşılabilmektedir. I-Control® sistemi kapsamındaki seanslar telefon üzerinden gerçekleştirilmeye uygun olarak planlandıkları için ofis ortamında gerçekleştirilen seanslardan hiç bir farkları bulunmamaktadır. Seans sırasında paylaşacağınız bilgilerin tümü %100 gizli kalacaktır.

Sizi artık yeni bir hayata adım atmaya davet ediyorum… Gelin artık tüm problemlerinizi ve sorunlarınızı aşmak adına o ilk adımı atın!      

Aşağıdaki ücretsiz bilgi formunu doldurarak bana problemlerinizden ve hayallerinizden bahsedin. Paylaşacağınız tüm bilgiler %100 gizli kalacaktır.  

Gelin, sizden önceki sayısız insan gibi problemlerinizi beraber aşalım… Formu doldurmanızla birlikte seans günü ve saatini kararlaştırmak adına ilk fırsatta sizi arayacağız. 

Sorunlar paylaşıldıkça ve uzman bir yaklaşımla aşılabilirler ancak…

Şimdi kontrol sağlama zamanı!

Şimdi I-Control® zamanı!