Yetişkinlikten Kaynaklı Özgüven Eksikliği

Bu yazımda yetişkinlik döneminden kaynaklı özgüven eksikliğinden bahsediyorum. Ancak bu yazıya geçmeden önce çocukluk döneminden kaynaklı özgüven eksikliği hakkında da bilgi sahibi olmanızda yarar var. Bu açıdan, eğer okumadıysanız bu yazıya bir giriş yazısı niteliğindeki Çocukluktan Kaynaklı Özgüven Eksikliği yazısını okumanızı ve sonrasında bu yazıdan devam etmenizi tavsiye ederim. 

Yetişkinlik döneminden kaynaklı özgüven eksikliği

İlk yazıda aslında özgüven sorununuzun büyük ihtimalle çocukluk döneminizden kalma bir sorun olabileceğinden bahsetmiştim. Ancak bazen, çocukluğunuzda özgüveninizi kaybetmeye yönelik herhangi bir olay yaşamasanız dahi yetişkinlik döneminde yaşadığınız ilişkiler ya da başınıza gelen bazı olaylar özgüveninizi kaybetmenize neden olabilir.

İlişkilerden kaynaklı özgüven eksikliği

Aşık olduğunuzda o kişiye ölesiye bağlanabilirsiniz öyle ki her insanın kusurları olmasına rağmen karşınızdakini kusursuz görmeye başlarsınız. Zamanla kusurlarını bir bir keşfetseniz dahi duygularınızın daha ağır basması sebebiyle onları görmezden gelirsiniz.

Ancak sevdiğiniz kişinin kusurlarını görmemek bir tarafa, ona olan sevginiz kendisinin de yönlendirmesiyle her anlamda bir hayranlık durumu kazanabilir. Hal böyle olunca da onun düşünceleri sizin de düşünceleriniz haline gelir. Onun düşüncelerini benimsemeseniz bile kendi düşünceleri özellikle de sizin hakkınızdaki düşünceleri zamanla size ağır gelmeye başlar.

Mesela bu ilişkiye başlamadan önce ya da sevdiğiniz kişiye kendinizi kaptırmadan öncesinde görünürde kendinizle ilgili bir sorununuz olmayabilir. Fakat sonrasında sevdiğiniz kişinin sizi yeterince güzel/yakışıklı, çekici, fit, zeki, başarılı vb. bulmuyor olması ya da bazı konularda sizi eleştiriyor olması kendinize olan güveninizi kaybetmenize neden olabilir.

Özellikle de size karşı ilgisinde bir azalma, ayrılık ya da aldatma gibi bir sorunla karşılaşırsanız da özgüven eksikliğiniz tavan yaparak mutsuzluğunuzu taçlandıracaktır.

Kariyer kaynaklı özgüven eksikliği

Duygusal ilişkilerden sonraki en güven kırıcı ilişkilerin başında iş ilişkileri gelir. İş hayatı, ebeveynlerinizin maddi ve manevi desteğinden koparak kendi yolunuzu çizmenizi gerektirdiği için belki de yetişkinlik döneminizin ilk zorlu durağı olacaktır.

İş hayatınızda üstleriniz, sizden bekledikleri performans karşılığında geçiminiz için gerekli olan parayı size vermeyi vadederler. Performansınız ve iş yerindeki insan ilişkilerinizdeki başarınız artık her şeyinizdir. Bu da beraberinde sizi hem kendinizle hem de iş arkadaşlarınızla bir rekabete girmeye sürükler.

Arkadaşlık ile size paraya ek olarak saygınlığı getirecek olan mevki ve kıdem gibi sosyal statü belirleyicilerini bir arada yürütmek her zaman kolay bir iş olmaz. Bu alanların tümünde sizden beklenenleri karşılayamazsanız özgüveniniz ciddi anlamda kırılabilir.

Arkadaşlık ve medya kaynaklı özgüven eksikliği

İş hayatınızla paralel olarak arkadaşlarınızla ilişkileriniz de kendinize olan güveni fazlasıyla etkileyen alanlardan biridir. Duygusal ilişkilerden farklı olarak arkadaşlarınızla olan samimiyet seviyenizin özgüveninize etkisi arasında hiç bir bağlantı bulunmayabilir. Mesela çok samimi olmadığınız bir arkadaşınızın sizi eleştirmesi ya da belirli bir alanda eksik görmesi aynı şeyi çok daha yakın bir dostunuzun yapmasından çok daha ağır gelebilir.

Hatta gerek aşk hayatınızda, kariyerinizde ya da arkadaşlık ilişkilerinizde olsun; aslında özgüveninizi en çok etkileyen unsur, başkalarının sizin hakkınızdaki dillendirdikleri düşüncelerinden ziyade sizin o kişilerin sizin hakkınızda ne düşündüklerini hakkındaki sanılarınız ve o insanlarla kendinizi kıyaslamanız olacaktır.

Çocukluk döneminde aile ve okulun etkisinden sonra yetişkinlik çağlarında da kıyas kültürünün en kuvvetli alanı medyadır. Bilinç düzeyinde neyin ne olduğunu çok iyi bilmenize rağmen televizyonlarda ve filmlerde yer alan ünlüler ve medyatik figürler, bilinçaltınıza başarının ve mutluluğun olmazsa olmaz unsurları olarak yansıyabilirler. Onların popülerliği, başarıları ve rol icabı takındıkları karizmaları; duygusal anlamda kendinizi onlarla kıyaslayıp hayal kırıklığına uğramanıza sebep olacaktır.

Dijital dünyanın son sürat gelişimiyle birlikte Facebook, Instagram, Twitter vb. sanal platformlar da artık arkadaşlarınızın ve de ünlülerin hayatlarına hiç olmadığı kadar yakınlaşmanızı sağlayacak ve bilinçaltı düzeyinde de yine hiç olmadığı kadar duygusal kıyaslamalar yapmanıza neden olacaktır. Bilinçaltınız, bilincinizden farklı olarak “şükür” gibi inanılmaz gerçek ve de olumlu bir olguyu beraberinde barındırmadığı için de bu tip platformlar kendinizdeki artıları görmeniz yerine sizde olmadığını düşündüğünüz şeylerin peşine düşmenize neden olabilir.

Peki tüm bu güven kırıcı deneyimlere rağmen özgüveninizi nasıl arttırabilirsiniz?

O da yazı dizimizdeki son yazımızın konusu, öğrenmek içi tıklayınız:

Özgüveninizi Nasıl Arttırabilirsiniz?

Bireysel Danışman ve I-Control® Uzmanı Buğra Akyol, sizlerle daha mutlu ve anlamlı bir hayatın sırlarını paylaşıyor. Buğra Akyol’un uyguladığı I-Control® sistemi ile tüm sorunlarınızdan kurtulmak için buraya tıklayın. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir